Psikolojik İhtiyaçlarımızın Giderilmesi

Psikolojik İhtiyaçlarımızın Giderilmesi 
İnsanların davranışlarındaki en temel motivasyon, temel ihtiyaçlarının giderilmesidir ve bunun içinde acıdan kaçarken keyif verene yönelme güdüsünü taşıyarak bunu yaparlar. İstediklerimiz bu hayatta nedir? Ve tüm istediklerimizle sahip olduklarımız arasında ki boşluk ne ölçüdedir?İsteklerimizle, çözüm olarak bulduğumuz konular arasında ne gibi engeller koyuyoruz kendimize? İhtiyaçlarımızla uyumlu ve ekolojik bütünü kısacası diğer insanları düşünerek yapacağımız seçimleri gerçekleştirmeye ne kadar yakınız? Hepimiz hayatta sevme sevilme, aidiyet, güç sağlarken , özgür olmak ve mutlu olabilmek için ihtiyaçlarımızın karşılanmasını bekleriz. Ancak eyleme geçerken geçmişin tozlu raflarında ki anılar, davranış düşünce kalıpları bize bazen engel bazen de rehber olur. Her ne gibi eylemde bulunduysak aslında o anki koşullarda bizim için en iyi olan seçimi yapmış olmamız ihtimaldir. Bu sebeple geleceğe doğru ilerlerken temel ihtiyaçlarımız olan sevme ihtiyacımızı en çokta kendimizi severek ve kendimizi acımasızca eleştirip yargılamayı bırakarak yapabiliriz. Hayatta en yüksek tatmin, tatminsizliklerle yargılamadan  yüzleşme, gerçekçi bakabilme ve süreçten öğrenmemizi sağlayacak bakış açısını hayata sokmamızla mümkün olacaktır. Koçluk, danışmanlık, terapiler kişinin düşünme, hissetme, davranışta bulunma stratejilerini fark ettirir. Kişi kendini bilme yolculuğunda her an bir çabada olmaya devam ettikçe, acıyı da olduğu haliyle görüp, ne anlatmak istediğini anladıkça, kaçmak yerine yüzleşecek bakış açısını geliştirdikçe doyum, keyif, mutluluk artmaya başlayacaktır. Kişi en iyi  kendisinin koçu, danışmanı, terapistidir. Bazen bu içgörü sağlanamadığında yoldaş olacak, bir rehber bir uzman değişme yolculuğunda süreci daha kolay geçmenize ve daha tatminkar bir yaşam yaşamanıza destek olabilecektir. 

Özlem Aktaş

Aile Danışmanı, Eğitmen, Profesyonel Koç, Sosyolog

02242434314

05335179512

Online Eğitimlere kayıt için; www.plenahuman.com internet sitemizi ziyaret edebilirsiniz. Tüm online eğitimlerimize sitemizden ulaşabilirsiniz.

Empati Neden Önemli?

Empati Neden Önemli?

Dünyadaki en zor şey, bir insanı gerçekten anlayabildiğini hissettirebilmektir. Bir kızılderili atasözü, bir insanı anlamak istiyorsan, gökte üç ay eskiyene kadar onun ayakkabılarıyla dolaşmalısın der, bu da empatinin yani kendini karşıdakinin yerine koyarak kişinin duygularını derinlemesine anlayabilmenin ne kadar büyük bir çaba gerektirdiğini gösterir. Empati, seninle birlikte hissediyorum ve seni anlıyorum demektir, senin yerine hissediyorum demek olan sempatiden farklıdır. Empati; kişinin karşısındaki insanı yargılamadan, ne hissetmiş olabileceğini, ne düşündüğünü, kendi kimliğinden geçici olarak sıyrılarak anlayabilmesidir. Anlaşıldığını hisseden insan, kendisine, karşıdaki insana ve içinde bulunduğu sürece farklı gözle bakabilmenin bir yolunu bulur. Karşımızdakini yargılama en kolayıdır. Oysa ki koşulsuz bir sevgi ve kabulu de içeren empati çok ustalık gerektiren etkili bir iletişim yoludur. İyi bir yaşam, iyi bir ilişki hedefi olan kişiler empatik tutumu öğrenmeye hevesli olup, karşıdakinin yaşantısını gerçekten anlamaya niyet etmekle başlayabilirler. Bunu da ancak içinde bulunulan süreçte sadece an da tüm dikkati karşımızdaki kişiye verirken, yargı ve kendi gerçekliğimizi dışarda bırakarak başarabiliriz. Bu sanıldığı kadar kolay bir beceri olmasa da öğrenilebilir. Başkalarının dünyasına saygı içeren bakış açısı insanlar arasında ruhları dönüştürücü bir etki yapar. Empati becerisini geliştirmek için ne yapabiliriz? Öncelikle yavaşlamak ve karşıdakinin etkisine hemen tepki verip değerlendirme de ve yargıda bulunmamak, soru sorma alışkanlığı ile düşüncenin söylenenin ne anlama gelebileceğini araştırıp merak etmek, kendi hayatımızı düşünce, duygu, ihtiyaç ve davranışlarımızı anlamaya çalışmak, sınır ve kurallarımızı belirleyebilmek ve geçmişimizi yargılamayı bırakıp dersler alıp hayatı akışına bırakabilmek ile mümkün olabilir. Sonrada bu beceriyi diğer insanlarla iletişimimizde bol bol deneyimleme fırsatını yaratarak empati becerisini kazanmayı başarabiliriz. Özmerhamet, anlayış, empati,sağlıklı iletişim ve huzurla geçecek bir yaşam ancak buna niyet edip eyleme geçmekle mümkün olur, sevgiler. 

Özlem AKTAŞ

Eğitmen, Profesyonel Koç, Danışman, Terapist

02242434314

05335179512

Online Eğitimlere kayıt için; www.plenahuman.com internet sitemizi ziyaret edebilirsiniz. Tüm online eğitimlerimize sitemizden ulaşabilirsiniz.

İnsanlar neden koçluk, danışmanlık ve terapi alırlar?

İnsanlar neden koçluk, danışmanlık ve terapi alırlar?

Her ne kadar bu başlıklar kendi içlerinde farklılıklar içerse de bir insanın başka bir insanın destek ve rehberliğine ihtiyaç duyması hayat yolculuklarında çok geliştiricidir. Farkındalığı yüksek bireyler kendilerini anlama yolculuklarında tıkandıklarında, hayatlarını ilerletme noktasında takıldıklarını ve tatminsizliklerini hissettiklerinde, ilişkilerinde problemler artık çözülemez hale geldiğinde, kendilerine zarar veren bir ilişkiyi bitirmekte zorlandıklarında, kendilerine hizmet etmeyen doyum sağlamayan iş hayatlarını dönüştürme zamanı geldiğinde, ruhsal durumlarında iniş çıkışlar, kızgınlıklar ve dertler artıp paylaşma ihtiyacı hissettiklerinde, içlerinde ki olumsuz duygu ve düşünceleri dönüştürmemenin acısını deneyimlediklerinde, yeni düşünce, duygu ve davranış şekli geliştirmek istediklerinde, hayatta sıkışmış, bunalmış, tükenmiş hissettiklerinde, bırakmayı öğrenmek istediklerinde, kendileri ile ilgili algı ve iletişimlerinde sorun yaşamaya başladıklarında ve hayat değerleri, amaçlarını bulmak ve kendini gerçekleştirmeyi deneyimlemek istediklerinde bir rehber, yoldaş, bir terapist, danışman, koç ve bir uzmana ihtiyaç duyarlar. İnsanın hayat yolculuğunda destek alması en büyük sıçrama olurken yeniden hayata doğmak kadar büyük bir dönüşüm olacaktır. Sevgiyle. 

Özlem Aktaş

Aile Danışmanı, Terapist, Profesyonel Koç

02242434314

05335179512

Online Eğitimlere kayıt için; www.plenahuman.com internet sitemizi ziyaret edebilirsiniz. Tüm online eğitimlerimize sitemizden ulaşabilirsiniz.

Affetmek, Özgürlüktür…

Geçmişte başımıza gelen acı olaylara ve bunlara sebep olan kişilere duyduğumuz  öfkeyi tutmak insanın ciddi ruhsal ve sonrasında bedensel sıkıntılar yaşamasına sebep olur. Hayat ve ilişkiler zaman içinde bizi zorlayabilir çünkü insan hatalar yapabilen bir varlıktır. Bu hataları anlayabileceğimizi ve bize zarar verecek kişileri affedebileceğimizi düşünemeyiz bile. Kaybettiğimiz güveni kazanamayacağımızı ve affedersek karşı tarafa lütuf yapacağımızı ve tekrar incitilebilir olacağımızı düşünürüz. Oysa ki affetmek insanın kendisine şifadır. Cesur olan kişiler affedebilme cesareti gösterir. Hayat acıları ile vardır ve herkes hata yapabilir. Bazen en zoru kendimizi affedip özmerhameti kendimize gösterebilmektir. Affedemeyen insan bir daha sevmekte zorluk çeker çünkü sevgi, kinin ve öfkenin olduğu yerde var olamaz. İntikam ve acı ile yaşamak bir seçimdir ve tabi kendini olumsuz duygulardan özgürleşirmeyi seçmekte bir seçimdir. Affedeceğiniz insan hayatınızda olmak zorunda değildir ancak yaşanıp bitmiş olayın duygularını taşımak zorunda olmadığınız da bir gerçektir. Gerçek bir iyileşme hali oluşturmanın yolu, merhamet dolu bir anlayış ve affedicilikle mümkündür. Kişi kendine de nazik olarak hatalarından, geçmişinden dolayı kendini suçlamayı bırakarak, içindeki yargılayıcı parçayı susturarak kendisine özmerhameti geliştirilen affetmeyi başarabilir. Önemli olan kendini ve diğerlerini kusurlarına ve hatalarına rağmen sevebilme becerisidir. Kolay olmasa bile niyet etmek ve eyleme geçmekle başarılabilir. Ruhsal iyi olma, mutluluk, huzur duyguları özmerhamet ve affedicilikle oluşur, zaman alan bu duygularla başa çıkılamadığında bir uzmandan psikolojik  destek almak büyük fayda sağlar. Kendi kendinize ve insanlığa farkındalık ve sevgiyle yaklaşacağınız sevgi dolu günler yaşamanız dileğiyle.

Özlem Aktaş

Aile Danışmanı, Psikoterapi, Hipnoterapist, Eğitmen

02242434314

05335179512

Online Eğitimlere kayıt için; www.plenahuman.com internet sitemizi ziyaret edebilirsiniz. Tüm online eğitimlerimize sitemizden ulaşabilirsiniz.

EVLİLİK NEDİR? NE DEĞİLDİR?

Evlilik nedir? Ne değildir?
Dünyada yapılan araştırmalarda evliliklerin yarısı boşanma ile bitiyor ama insanlar buna rağmen hala evlenmeyi tercih ediyorlar. Çünkü insanlar yalnız başlarına oldukları mutluluk anını biriyle evlendiklerinde daha da fazla arttıracaklarına inanıyorlar. Evlilik için de biz olmayı başardığımız, sınırlarının belli olduğu, birlikte yaşama konusunda anlaşmaya vardığımız bir anlaşmadır. Evlilik kendi içinde toplumsal kuralları barındıran, aynı zamanda da her iki tarafında ortaya bazı fedakarlıklar koyması ve bedelli ödemesi gereken bir kurumdur. İnsanoğlu , yasadığı ilişki sorunlarına, boşanmalara, aldatmalara, acılara rağmen neden hala evlenmeyi seçiyor? Mutlu olma umudu, sevme sevilme, iyi gün de kötü gün de yanında varlığından mutlu olduğun bir insanın düşüncesine evet diyoruz. Mutlu bir evlilik nedir sorusuna verilecek en temel cevaplar; Öncelikle güven ve sadakat duygusunun sağlanması ve korunması, sevgi ve merhamettin varlığı , evlilik ve hayat içinde pozitife odaklanacak bakış açısı, sağlıklı kurulan iletişim şekli, beğenilme, onaylanma, hayranlık, arzu, sevgi ve şehvetin beraber varlığıdır. Bu unsurlardaki eksiklikler, her iki tarafın sorumluluğunda olan bu duyguların yaratılmaması,  mutlu evlilikten uzaklaşmamıza sebep olurken , bu duyguları açığa çıkaracak eylemler mutlu bir beraberliği oluşturup sağlamlaştırır. Önemli olan bunu ne kadar yapmayı istediğimiz bu yolun engebeli iniş çıkışlı ve asla kendiliğinden olmadığını bilmek ve mutlaka bir gayretle sevgi ve evliliğin yaratılabileceğini bilmektir.

Özlem Aktaş

Aile Danışmanı, Terapist, Eğitmen

02242434314

05335179512

Eğitime kayıt için; www.plenahuman.com internet sitemizi ziyaret edebilirsiniz. Tüm online eğitimlerimize sitemizden ulaşabilirsiniz.

NEFES VE SAĞLIKLI YAŞAM

NEFES VE SAĞLIKLI YAŞAM

“Hyat ilk nsef ile bşlar ve son nsfele btier”

Yukarıdaki cümlede eksik ve karışık harfler olmasına rağmen doğru okudunuz değil mi? Çünkü bunu, beynimizin otomatik tamamlama ilkesine bağlı olarak gerçekleştirdiniz. Beynimiz ve bedenimiz mükemmel çalışmak üzere tasarlandı. Hal böyle iken insanlar neden sürekli fiziksel, zihinsel ve ruhsal anlamda sorunlar yaşıyor?

Kendi değerimizi bilmek, sağlıklı olmak illa karmaşık ve zor mu olmalı?

HAYIR!

En basit bir hücremiz bile insanoğlunun şu ana kadar ürettiği en karmaşık makineden milyonlarca kez daha karmaşık. İşte bu karmaşık sistemde muhteşem bir düzen var. Eğer biz bozmazsak! Bu muhteşem sistem hayatta kalabilmek için basitçe su, hava ve besine ihtiyaç duyar. İnsan dışındaki tüm canlılar hava, su ve besini mükemmel oranda ve olması gerektiği gibi kullanırken sadece “insan” bunu başaramıyor. Günde “ne kadar su tüketiyorsunuz?” desem çoğumuz cevaplayamayız. Ya günde ne kadar nefes alıyorsunuz? Nefesinizin ritmi, hızı hakkında ne söyleyebilirsiniz desem?

İster dünyayı yönetecek zekâya, ister üstün yeteneklere sahip olalım bu basit sorulara cevap veremiyorsak küçücük bir kedi yavrusu, yaptığı mükemmel solunum sayesinde bir adım öne geçecektir. İşte insanları hayvanlardan ayıran ve üstün kılan ise beynini kullanma yeteneği. Kendine yapacağı en büyük iyilik ise önce nefes aldığını ve su tüketmesi gerektiğini hatırlamak sonra bir kedi kadar mükemmel hale getirmek için doğru nefes almayı öğrenmek, yeterli miktarda suyu bedenine almak olacaktır. Dengeli beslenip bir de de spor yapma alışkanlığı edinirse “YAŞAM” hiç de zor olmayacaktır.

Şimdi hepimiz kendimize soralım

-Kendimi ne kadar sağlıklı, zinde zihinsel ve ruhsal olarak huzurlu ve dengede hissediyorum?

-0 ila 10 arasında puanlayalım. (0-hiç; 10-mükemmel)

Eğer puanınız hoşunuza gitmediyse harekete geçmek için ne bekliyorsunuz?

Hicran İpekbağlar & Nefes Koçu

02242434314

Hipnozla Zayıflama ve Sağlıklı Beslenme Koçluğu Online Eğitimi

Son yıllarda obezitenin artması ve klasik yöntemlerin kalıcı kilo verme konusunda sonuç vermemesi, zayıflamak ve kilosunu korumak isteyen herkesi beyin, bilinç ve bilinçaltı kavramları ile, zayıflamanın psikolojisini araştırmaya itmiştir. Hipnozla Zayıflama ve Sağlıklı Beslenme Koçluğuna 10 yıllık deneyimimi ile Plena Human ile adım atmaya ne dersiniz.

Online olarak gerçekleştirilecek eğitimimiz aynı zamanda canlı dersler, uygulamalı anlatımlar, vaka örnekleri ve dökümanlarla desteklenmiştir. Koçluk Eğitiminde İleri Düzey akreditasyona sahip olan Plena Human Akademi liderliğinde eğitiminizi online eğitim olarak alabilecek ve yeni bir kariyere adım atabileceksiniz.

Hipnozla Zayıflama ve Sağlıklı Beslenme Koçluğu Online Eğitimi içeriği şöyledir.

İçerik:

Koçluk Becerileri (Kilo Kontrolü İçin)

NLP Teknikleri

Motivasyon

Alt Modalite Değişikliği İle Beslenme Alışkanlığının Değiştirilmesi

Çapa

Altı Adımda Yeniden Çerçeveleme

Zaman Çizgisi Terapisi

Karar Çalışması

Af Terapisi ve Gestalt

EFT Tekniği

Hipnoz Tekniği

Hipnotik Trans Oluşturma

Kendi Kendine Hipnoz ve Telkin

İmajinasyon ve İmgelem

Sağlıklı Beslenme Koçluğu, Zayıflama Koçluğu olarak da bilinen bu alan Plena Human deneyimli ve Assosication For Coaching uluslararası koçluk eğitmenliği akreditasyonuna sahip eğitmenleriyle, 10 yıllık deneyimini sizlerle paylaşıyor.  Yaşam Koçluğu eğitimi, NLP ve Hipnoz teknikleriyle birleştirilerek, 50 saatlik geniş kapsamlı bir eğitimle sizler de Hipnozla Zayıflama Koçu olabilirsiniz.

Uluslararası Akredite Koçluk Eğitimi ve Hipnoz Eğitimi alarak Hipnozla Zayıflama Koçu olmak istersiniz değil mi?

Eğitim Süresi: 50 Saat

Eğitime kayıt için; www.plenahuman.com internet sitemizi ziyaret edebilirsiniz. Tüm online eğitimlerimize sitemizden ulaşabilirsiniz.

Detaylı bilgi için; 02242434314

Evlilik ile ilgili bilinçaltı telkinlerimiz neler?

Evlilik ile ilgili bilinçaltı telkinlerimiz neler?

Evlilik birlikte yaşama halidir, sosyal ve hukuksal olarak tanımlanmış yasal bir anlaşmadır. Devlet yetkililerin karşısında atılan imzalar vardır. Evlilik biyolojik yada fiziksel bir gerçeklik değildir. Ama evliliğin içinde görünmeyen yazılmayan anlaşmalar vardır. Ve bu anlaşmalar bir şekilde Yüzyıllardır bilinçaltımıza hipnotik telkinler olarak işlemiştir.
Evlilikle ilgili bilinçaltımızdaki en temel inancımız , evlilik yaşım geçiyor biran önce evlenmeliyim yoksa evde kalacağım, yaşım geçerse kimse benimle  evlenmeyecek kaygıları en temel inancın çıktılarıdır. Çoluk çocuğa karışmam gerek eğer evlenmezsem toplumda kabul görmeyeceğimiz gibi çarpıtılmış düşünce yapısına sahibizdir. İlişkisinin içinde evlenmediği icin huzursuz hisseden insan bilinçaltında bir telkinin etkisi altındadır. Çünkü hisler, özellikle olumsuz hisler bir inanç ile ilgilidir , bu sebeple kişi bu noktada kendini sorgulayabilmeli , bu hissin ne ile ilişkili olduğunu, neden kendini kötü hissettiğini bilinçaltında nasıl bir telkinin etkisi olduğunu anlayabilmelidir. Yoksa sadece nedenini açıklayamadığı bu hisler yüzünden tepkilerde bulunacak çoğunlukla da bu tepkiler bilinçli tepkilerden ziyade , Geçmişte bilinçdışımıza kayıt olmuş telkinlerle ilişkili olacaktır. Kisi evlenmeyi kendi isteği mi, yoksa toplumun yüklediği bir zorunluluk nedeniyle mi istemektedir? Anlayabilmesinin yolu kendini, düşüncelerini, hislerini sorgulayabilme cesareti göstererek bulabilir ya da bu konuda bilinçaltında ne gibi bir telkine sahip olduğunu anlamak için hipnoterapi psikoterapi Danışmanlık gibi destekler alabilir.  sadece hipnotik bilinçaltımıza toplum tarafından yerleşmiş telkinlerin sonucu kararlar verdiğimizde ilerleyen zamanlarda her şey istediğiniz gibi görünmesine rağmen neden mutsuz ve huzursuz olduğunuzu anlayamayabilirsiniz. Yaşam, bu hipnotik telkinlerin etkisinden özgürleştiğimizde ancak bizim yaşamımız olur. Gerçek tatmin bilinçdışımızdaki hipnozlardan kurtulduğumuzda mümkündür.   

Özlem Aktaş

Aile Terapisti, Hipnoterapist, Koçluk Eğitmeni

02242434314

05335179512

Online eğitimler ve online seanslar hakkında bilgi almak için internet sitelerimizi ziyaret edebilirsiniz.

www.akademiplena.com

www.plenahuman.com

İşteki stres ve baskı hayatımızı, ilişkilerimizi nasıl tüketiyor ?

İşteki stres ve baskı hayatımızı, ilişkilerimizi nasıl tüketiyor ? Tükenmişlik , bedensel ve zihinsel sağlığımızı ve dolayısıyla bağışıklığımızı nasıl etkiliyor ?  Stres, hayatımızı zora sokan en büyük neden ve çoğunlukla stresi nasıl yöneteceğimizi bilmediğimizden hayatımız sanki raydan çıkmış bir tren gibi kontrolden çıkma hissi verirken  iş ve yaşamın diğer boyutları arasında dengeyi tamamen kaybetmemize sebep oluyor. İş yükünün düşünme ve davranışlarımız üzerindeki etkileri ise sırtımızda tonlarca ağırlık taşıyormuş hissi ile aynı. Sonuçta ne oluyor, işten eve gelince yorgun bir beden ve zihin ve karşıdaki kişilere karşı tahammülsüz  davranışlar ve sonunda bozulan ilişkiler. İs hayatında ise daha çok insani tüketmeye yönelik politikalar  geçerli. İnsanı insanca yaşamaktan alıkoyan bir yaklaşımlar bütünü ve sonuç milyonlarca isini sevmeyen mutsuz insan. “Bir insanın zamanını satın alabilirsiniz, belirli bir işte çalışmak üzere fizik gücünü satın alabilirisiniz, bir saat veya bir gün için uzmanlığından yararlanabilirsiniz, ancak onun bir işe düşkünlüğünü, inisiyatifini ve işte çalışma dürüstlüğünü, düşüncelerini, duygularını ve içten gelen özverilerini satın alamazsınız. Bunlar öyle şeylerdir ki ancak kazanabilirsiniz”. Bu bilgece söylenmiş sözler aslında insanın ruhunu dikkate almadan yapılan her şeyin  enin de sonunda kaybetmeye mahkum olmasıdır. Bu durum Hem iş hem özel ilişkiler için geçerlidir, insanın ve karşıdakinin ruhunu isteklerini dikkate almadan yapılan her şey eninde sonunda insanlar üzerinde büyük stres oluşturur, doyumsuzluk mutsuzluk tükenmişlik yaşamasına neden olur. Yaşadığımız tükenmişlik ise ilişkilerimize, işimize ve hayata karşı kendimize yabancılaşmamıza ve doyumu yitirmemize sebep olur.  Bu şekilde tatminsiz bir yaşam karşısında hastalıklara açık bir hal alırız ve bağışıklığımızı zayıflatırız. Çözümü ise Öncelikle olaylara bakış açımızı değiştirmek de yatar , stres yaratan unsurlara karşı nasıl farklı bir tutum sergileyebilirim, ne yaparsam bu durumu değiştirebilirim, hangi değerlerime uygun bir hayat yaratabilirim gibi Koçluk yaklaşımı ve soruları çözümler üretmemize yardımcı olabilir. Başa çıkamadığımız durumlarda ise, danışmanlık, koçluk, terapi almak en büyük kendine yardımdır. 

Özlem Aktaş

Aile Danışmanı, Koçluk Eğitmeni, Hipnoterapist

02242434314

05335179512

Online eğitimler ve online seanslar hakkında bilgi almak için internet sitelerimizi ziyaret edebilirsiniz.

www.plenahuman.com

www.akademiplena.com

Hayatta gerçek mutluluk; hoşgörü ve cömertlik

Günümüz dünyası insanının en büyük sorunu; tatminsizlik, doyumsuzluk ve tükenmişlik. Kendimize dönük bu duyguların kaynağını araştıracak sorular sorduğumuzda çoğunlukla çevremize, insanlığa ve kendimize hoş görüyü kaybettiğimizi fark ederiz. Hoşgörülü olmak, anlayışlı olmak bugüne seslenen bir değerdir, hatta en önemli değerlerdir. Bunca üzüntü, keder, acı birbirimize katlanamamanın anlayamamanın sonucudur. Başkalarının durum ve koşullarını kendisi ile kıyaslamadan anlayabilmektir hoşgörü ve anlayış. Sınıf, insan ayırımının yapılmamasıdır. Bu bağışlama, unutma gönüllülüğü gösterme ve dünyayı daha iyi hâle getirecek yolları araştırma arzusu taşıma durumudur. Diğer kişileri ötekileştirmeden, benim gibi olmadığı, düşünmediği için yargılamadan anlamak , sevmek, affetmek mümkün mü? Kinimiz ve kızgınlığımız ile hissettiğimiz her tür kötü duygu kendi içimizde cehennemi yaratarak, doyumsuz, tatminsiz tükenmiş bir hayat yaşamamıza sebep olur. İncitilebilme olasılığıma rağmen sevebilmek, hoşgörülü olmak, tüm geçmiş yılgınlıklarıma rağmen insanı, insan olduğu için Yaradan’dan ötürü sevebilmek belki de en çok ihtiyacımız olan değerdir. Hoşgörü ve sevgi konusunda cömert olabilmek ise, yüce ruhluluktur.
Cömertlik, sadece maddi cömertlik değildir. Manevi yatkınlığın yüksek olması demektir. Destekleyici olabilmektir. Manevi sıkıntılara da ortak olabilmektir. Başkalarının zor zamanlarında yanında olabilmektir. Aristo’ya göre cömertlik, birinin ihtiyacı olduğunda bencillik göstermeksizin ona verilen destek ve ümittir. Kısaca insan olmaktır. Peki biz bu değerleri ne zaman unuttuk. Ruhsal sıkıntılar , hastalıklar bu değerlerin unutulması ile ilgili olabilir mi? Herkes hoşgörü ve sevgi de cömert olabilse bu kadar sıkıntı ve keder olur mu? Aile danışmanlığı ve terapilerinde gördüğümüz çiftlerin birbirine hoşgörüsüzlüğü, sevgide cömert olmamaları, Bireysel seanslarımızda gördüğümüz; çocuklarımıza , çalıştığımız ekip arkadaşlarımıza ve ailemize ne kadar anlayış ve hoşgörü de eksik olduğumuz, ne kadar sevgimizi paylaşma konusunda isteksiz olduğumuzdur. Bu kritik konular karşısında sorular sorabilmek kişinin kendine, içine dönüp ayna tutmasına ve belki bu yönde bir adım atmasına yardımcı olabilir. Bu hayatta önemli manevi değerlere sahip olmak bir nevi kendinin terapisti ve koçu olmasının önünü açar. Çünkü ruhsal olarak iyilik halini kolayca oluşturabilir. Biraz sevgi ve hoşgörüde cömert olmamız ve yaşamımızın koçu ve terapisti olmamız niyetiyle..

Özlem AKTAŞ

Aile danışmanı, Hipnoterapist, Eğitmen

05335179512

02242434314

Online eğitimler ve online seanslar hakkında bilgi almak için internet sitelerimizi ziyaret edebilirsiniz.

www.akademiplena.com

www.plenahuman.com