"Satış-Pazarlama" kategorisindekiler

İyi Bir İş Görüşmesi Hakkında Herşey

Kas 23, 2011   //   Yazar: inciaktas   //   Kariyer, Kişisel Gelişim, Satış-Pazarlama  //  0 Yorum

Kişisel gelişim dediğimiz şey, komple bir gelişimdir. Ruhumuzun derinliklerinden başlar, kalbimize, dış görünüşümüze, duygularımıza, kelimelerimize, davranışlarımıza, hedeflerimize yeni bir bakış açısıyla bakmamazı sağlayarak bizi komple bir insan olarak yaşamaya götürür. Bu nedenle bazı yazılarımda iş hayatı, kariyer, insan yönetme, iletişim ve insan ilişkileri konularından da bahsetmek istedim.

Yazının başlığından yanlış anlaşılmasın. Aslında hayatımız bir satıştır. Bu yüzden eğer çalışmıyorsak ve iş arıyorsak ya da yaptığımız işi satmaya çalışıyorsak veya bir mal ve hizmeti pazarlamaya çalışıyorsak yapacağımız görüşmenin kuralları bellidir.

Bir insana ne kadar değer verdiğimiz dış görünüşlümüze ne kadar önem verdiğimize bağlıdır ilk bakışta. İlk iş olarak çok güzel koyu renk bir takım elbise, çok şık bir çanta ve çok şık ve temiz siyah ayakkabılar almalısınız. Akıllarda kalacak bir obje bulmalısınız. Herkesin siyah kravat taktığı bir ortamda yeşil kravat takmak gibi.

Çok küçük ama parlak gümüş küpeler gibi. Görüşme yaptığınız kişi daha sonra sizden bahsederken kim olduğunuzu gözünde canlandırabilmelidir. Ayrıca karşınızdaki rahatsız etmeyecek yada sizi şekilden şekle sokmayacak bir kıyafet giymelisiniz. Tabi görüşmeyi yaptığınız kişinin konuşmanıza değil de elbisenize odaklanmasını istemiyorsanız. Unutmayın insanlar sizi gözleriyle satın alır. Bu yüzden görüşmenizi planlamaya başlarken bırakacağınız ilk izlenimden başlayın. Bir de unutmadan; elbiseniz, dış görünüşünüz, çalışmanız, ulaşım aracınız, kullandığınız ekipmanlar ile ilgili harcamalarınız da, şimdi daha fazla öderseniz ileride daha fazlasını kazanırsınız. Bu işin en iyisi olduğunuza o kadar yürekten inanın ki adeta iman edin. Bu gözlerinize yansır. Zaten insanlarında duygu satın aldığını belirtmiştik. Artık görüşme için hazırız. Acaba hazır mıyız?

Diyelim ki takım elbisemizi giydik. Yüzde yüz şansınız olduğuna inanın. İnanmak çoğu zaman işe yarar.

Görüşmeye gitmeden önce karşımızdaki kişiyi iyi tanımalıyız. Eğer yapabiliyorsak şahsen kendisini araştırmalıyız. İlgi alanlarını, ailesini, okuduğu okulu, firmasını, ürünlerini, hizmetlerini vs, kısacası karşı tarafın ne iş yaptığını iyi bilmeliyiz. Onu tanımalıyız.

Görüşmeye gitmek için ayrıca çaba sarf etmeliyiz. Çünkü eğer görüşmeye erken gidemediysek geç kalmışız demektir. Ve bu güven sarsar. Bir satışta güven en önemli unsurlardan biridir. İnsanlar güvenilir olanı seçerler. Ayrıca aynı İnsanlar mantıklı varlıklar gibi gözükseler de çoğu zaman küçük bir ayrıntıyı büyük unsurlara tercih ederler. Bu yüzden ortak zemin bulmaya çalışın. Basketbol maçı, okuduğunuz üniversiteden ya da sattığınız üründen daha önemli olabilir. Ortak zemin ararken de din ve politika konuşmaktan da kaçının. Son zamanlarda bu ikisine futbol takımları da eklenmiş bulunuyor. Burada anlatmak istediğim tarafsız olmak. Bahsettiğiniz her ne ise taraf belirtmeyin. Unutmayın canla başla satış yapmaya ya da ikna etmeye çalıştığınız kişi sizin belirttiğiniz tarafta olmayabilir.

Görüşmeye gitmeden önce zaten hazırlanmıştık, mesajımızı belirlemiştik, hikayemizi yazmıştık. Artık önemli olan kısa tutmak ve etkileyici olmaktır. Onları heyecanlandırmak doğru kişinin biz olduğumuzu düşünmelerini sağlayacaktır. Bu iş için hevesleneceklerdir. Göz temasını asla kaybetmeyin. Etkilemeye çalıştığınız birden fazla kişi ise tek tek göz teması kurmaya özen gösterin. Karşı tarafın konuşması bittikten sonra hemen konuşmaya başlamak, kendisini dinlemediğimizin göstergesidir. Konuşmaya başlamadan önce iki saniye bekleyin. Dinlerken ya da konuşurken dikkatinizi yalnızca görüşmecilere verin, kollarınızı bağlamayın, başka şeylerle uğraşmayın. Elinizde bir dosya, ürün ya da kalem yoksa ellerinizi sabit bir yere koyun. Ve anlattıklarınızın gidişatına göre el hareketleri ve yüz mimikleri kullanabilirsiniz.

Başarılı görüşmelerin bir sırrı da, karşıdakine kendini önemli hissettirmektir. Karşınızdaki sizin kendinizi öveceğinizi düşünürken övgü alması size bakış açısını değiştirir.

Övgünüzde cömert ama samimi olun. Kesinlikle abartmayın.

Son olarak teşekkürü de unutmayalım. Satışınızı yaptığınız ya da yapamadığınız anda yapılan teşekkür iyidir. Ve olması gerekendir. Ama akılda kalmak, diğerlerinden bir adım öne geçmek istiyorsanız elinizden geldiğince kendi el yazınızla teşekkür mektubu göndermek, bu olasılıksızsa mail ya da telefonla teşekkürünüzü ayrıca iletmelisiniz.

Bol satışlı başarılı görüşmeler dileğiyle…

İnci AKTAŞ

(0224)2434314

Yalnız Yiyen Yalnız Ölür mü?

Kas 14, 2011   //   Yazar: inciaktas   //   Satış-Pazarlama  //  0 Yorum

 

İş hayatında ilişkinin gücü denildiğinde fazla söze gerek kalmaz. Eğer gerçekten doğru insanları tanıyor ve aranızdaki ilişkinin gücünü doğru şekilde değerlendirebiliyorsanız başarıya ulaşacaksınız demektir.

Çok da yanlış anlaşılmaya açık bir konudur. İlişkinin önemi çoğu zaman dalkavukluk etmekle karıştırılır. Ancak benim bahsettiğim ilişki bir sosyal gücü temsil eder.

Keith Ferrazzi’nin, ‘Asla Yalnız Yeme’ isimli kitabından bundan şöyle söz ediyor; Tanıdık demek, sosyal bir güç demektir. Ne kadar çok tanıdığınız varsa o kadar da çok gücünüz vardır.

Siz ilişkileri zayıf ama başarılı olma yolunda azmettiyseniz iyi şanslar. Ancak başarıya giden daha kısa yollar vardır. İlişkilerinizi güçlendirmek.

Öncelikle sevgi. Bilirsiniz insanlar tanıdıkları ve sevdikleri insanlarla iş yapmayı tercih ederler. Sevin ve sevilin. İnsanları içtenlikle övün. Ne istiyorlar? Sizden ne istiyorlar bilin. Bir kişiyle temasa geçmeden önce onu iyice araştırmak gerekir. Kimdir, ne iş yapar, ilgi alanları nelerdir vs. Çünkü onları etkilemek istiyorsak, onlar ne söylememizi istiyorsa onu söylemeliyiz. Dediğim gibi dürüstlükle… Bu şekilde hayran kazanısınız, hayran da pazarlamanın itici gücüdür.

Kimseden yardımınızı esirgemeyin. Siz başkasına yardım ederseniz onlar da size yardım eder. İnsanlara gülümseyin. Onlarla, sağlıklarıyla ve diğer sevdiği şeylerle ilgilenin. Herkese sevgiyle ve arkadaşça yaklaşın. Güzel şeyler söyleyin, kızdığınızda bile. Çünkü bir damla bal bir galon zehirden daha çok sinek avlar. Böylece insanları incitmemiş olursunuz. Övgünüzü kimseden esirgemeyin. Onlara cesaret verin. Hiçbir hata kimseyi kırmayı gerektirmez.

İnsanların ilgi alanlarına girin. İlişki içinde olmak istediğiniz kişinin ilgi alanlarına sizde ilgi duyarsanız sizi hayatlarının içine alabilirler.

Unutmayın doğru kişiler olduklarına inandığınız kişilere ulaşmak istiyorsanız yardımcılarını küçümsemeyin. Onlarla da ilişki kurabilmelisiniz. Reddedildiğinizde direncinizi kaybetmeyin. Takip edin. Başarının anahtarı nedir ki? Takip…

Çevre edinmek, insanlarla ilişki kurmak, kişinin hem sosyal hem de iş hayatında en önemli unsurdur. Çoğu zaman kişilerin kendilerini yönlendirecek tanıdıkları olmadığından şikayet ettiklerini duyarız. Çoğu da gerçekten çok iyi niteliklere sahiptir ancak doğru zamanda, doğru yerde, doğru kişiyle tanışmamışlardır.

Yalnızlık sadece ruhunuzu karartmaz, istediğiniz olanaklara ulaşmanızı da zorlaştırır. Yalnızlığı tercih etmeyin. Yapabildiğinizin en iyisini yapın, olabildiğinizin en iyisi olun. Ve çevre edinin.

Nasıl mı? Arkadaşlarınızla daha sık görüşebilirsiniz örneğin. Sonra arkadaşlarınızın arkadaşlarıyla. Sosyal kulüplere üye olabilirsiniz. Dağcılık mı yoksa fotoğrafçılık kulübüne mi üye olmak istersiniz? Ya iş adamları derneği ya da iş kadınları derneği…? Diğer derneklere ne dersiniz? Konferans ve seminerlere…

Ben bunları zaten biliyorum. Bir çok kişiyle sosyal ve iş hayatımda bir çok kişiyle temasa geçiyorum ya da geçebiliyorum da diyebilirsiniz. İşte bu çok güzel.

Ben yine de herkes için geçerli, tanışmak istediğiniz kişiyle tanışmak için birkaç görüşme kuralını burada toparlamaya çalışayım.

-Bir kişinin yanına gitmeden önce onu tanımalısınız. İlgi alanlarını, yaptığı işi vs… Sadece ikinizde basketbolla ilgileniyorsunuz diye hemen arkadaş olabilirsiniz.

-Ortak tanıdığınız birinin adını kullanabilirsiniz.

-Onun şartlarında görüşmeye hazır olmalısınız.

-Mutlaka içten bir gülümsemeyle görüşmeye başlayın.

-Beden dilinizi doğru kullanın. Dengeli bir göz teması, baş sallama ve öne eğme hareketi gibi. Kollarınızı asla hiçbir yerde bağlamayın.

-Ve mutlaka tekrar görüşme dileğinizi belirtin. Belki sonra bir e-mail atıp yeni transfer olan basketbolcuyu konuşabilirsiniz.

Unutmayalım ki en büyük zenginliğimiz dostlarımız ve arkadaşlarımızdır.

Saygılar, sevgiler..

İnci AKTAŞ

(0224)2434314

Ara

Kategoriler