Browsing articles from "Şubat, 2015"

Kobi ve Kurumsal Firmalarda Koçluğunun Önemi – Özlem Aktaş Kurumsal Koç

Şub 19, 2015   //   by admin   //   Kişisel Gelişim, Liderlik, Makaleler, Yöneticilik  //  No Comments

Kobi ve Kurumsal Firmalarda Koçluğunun Önemi – Özlem Aktaş – Yönetici Koçu ve Kurumsal Koç

Günümüzde koçluğun artan ihtiyaçlara yönelik hızla yaygınlaşması ile birlikte özellikle üzerinde durulması gereken bir Koçluk alanı var ki belki de en çok can damarı olacak bir alan . Kurum, işletme ya da small business, kobi Koçluk gibi isimleri olan küçük , orta ölçekli ve büyük kurumlara yapılan koçluktan bahsediyorum. İşletmeler , özellikle küçük işletmeler ekonominin can damarı . Ancak bir çok firma ekonomik koşulların getirdiği zorlamalarla  baş etmekte güçlük çekmekte, yüksek finansal borçlar , organizasyon sorunları yaşayan bir sistem , insan kaynağına yeterli önemin verilmemesi , işleyen bir performans sisteminin olmayışı yada firmaların güçlü yanlarının , geliştirmesi gereken yanlarının  farkında olmamaları , dışarıdaki var olan  fırsat ve tehtidlerin farkında olunmaması firmaları zorlayıcı bir kısır döngünün içerisine sokmamadır. Bu noktada ihtiyaç duyulan şey firmanın farkındalığının arttırılması ve stratejik yönetim anlayışını yerleştirecek bir Koçluk yapısına ihtiyaç duyulmasıdır. Kurumsal Koçluk, firmalarda stratejik bir yönetim anlayışı yerleştirmeyi amaçlayan bir yapıdır. İşletme koçluğu ile , geleceği gören, hedef odaklı, esnek, dinamik,çok boyutlu düşünen, ekip ruhuna sahip , etkili iletişim kuran  ve sürekli öğrenen bir organizasyon geliştirmek asıl amaçtır. Günümüzün organizasyonları ,  kazan kazan, sinerjik, biz ruhu, çözüm ve kalite odaklı , hızlı , teknolojiye hakim, yaratıcı, esnek, yenilikçi, iletişimi güçlü, yüksek performanslı olmayı gerektirmektedir. Bunun için neye ihtiyaç vardır? Sorusunun karşılığı ise kurum koçluğu mantığının işletmelere yerleştirilmesidir. Bunun için sistemleri , işletmeleri , firmaları büyütecek , hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olacak Lider koçlara ihtiyaç vardır. Peki Koçluk nedir  ? Koçluk kişiyi , kurumu bulunduğu noktadan hedeflediği , arzu ettiği noktaya ulaştıran yapılandırılmış bir süreçtir. Yapılandırılmış bir süreç, çalışanların kendilerini geliştirebilecekleri donanım, çalışanların güçlü yönlerine odaklanılması, beceri ve yeteneklerin arttırılması , problemlerin çözümlerini bulmalarına yardım etmektir. Kurumsal Koçluk neden gerekli? Çünkü Kurumsal Koçluk alınan bir firmada çalışanların beklentileri netleştir, beklentileri netleşen çalışan kendisine yol haritası çıkarabilir, hedeflerini bilen ve hedeflerine nasıl ulaşacağını bilen çalışan iş hayatı içerisinde daha fazla  sorumluluk alır. İşletme koçluğu ile amaç ve çalışan rollerinin netleşmesi ,  dayanışmanın artması ve ekip ruhunu arttırılmasıdır. İşletme kurum koçluğu ile iletişim çatışmaları önlenir, yapılan geri bildirimler sayesinde eksik yönler geliştirilir ve şirkette motivasyon artar. Kurumsal koçluğunun kuruma sağladığı faydalar, yeni bir vizyon oluşturma ve  vizyon geliştirme, yetkilendirmede gelişim , verilen taahhütlerin arttığı bir ortam  sağlanırken , genel performans artar. Şirket için kısa , orta, uzun vadeli hedefler belirlenir ve hedeflere ulaştıracak yol haritaları çıkarılır. Şirket içinde tüm çalışanlar arasında zaman yönetimi, çatışma çözümü, öğrenme, değişim sağlanır, verimli bir geri bildirim sistemi performans değerlendirme sistemi kurulur. Koçluk ve işletme günümüzdeki adı ile small business koçluğu kazandırır . Eğer şirket sahibi , yöneticisi iseniz ve bu soruların cevaplarını merak ediyorsanız Koçluk firmanıza yeni bir nefes kazandıracaktır.Sizce kimler iş hayatında daha başarılı, bunların farkı ne? Küçük şirketler büyüklerden , büyükler küçüklerden ne öğrenebilir? Mükemmel işletme stratejisi nasıl oluşur? Nasıl daha verimli ve istikrarlı büyüme sağlanır  ?  Işletmelerde Koçluk programı nasıl çalışır, nasıl adapte edilebilir  ? Çalışılmaya başlanan firmanın güçlü yönlerini keşfetmesinin sağlanması, kritik açıkların farkına varılması , hedefleri gerçekçi stratejilerde ulaşılabilir kılmak,  hedeflere bağlanmak, tutkuyla yolda kalmak. Mutlak güven ve işbirliği, sonuçları ölçülebilir bir süreç yönetiminin yerleştirilmesidir. Kurum koçluğu yerleştirilen bir firmada , kurumda motivasyon, iş tatmini , kalite artışı , özgüven, çalışanların  kuruma bağlılığı, müşteri tatmini ve karlılık artışı sağlanır. Koçluk tamamen tüm ekibin ve koçluk firmasının birlikte yürüttüğü  işbirliğine dayalı bir  ilişkidir. Tamamen kazandıran koçluk sisteminin faydaları, yaratıcılık, hedefe ulaşma, ilişkilerin zenginleşmesi, sonuçlara ulaşmada kolaylık, daha akıllıca çalışıp, heyecan yaratmaktır. Firmalar ne zaman bir koçluk yapısına  ihtiyaç duyar? Şirkette  bir şeyler eksiktir, boşluk vardır, mucizeye ihtiyac duyulduğunda , yeni ürün geliştirip değer katmak, maliyetleri kısıp , gelir artışı sağlamak istediklerinde ihtiyaçlar artar. Koçluk hedefi,süreçte şirkete vizyon, misyon , hedef belirlemede ve stratejik planın uygulanmasında yardımcı olmak ,ekip ruhu oluşturmak , herkesi işin içine  katıp, çözümün parçası haline getirmektir. Bunun için  önce analiz çalışması yapılacak, psikolojik ölçeklerle sorunlar ve  çözümler belirlenecek, vizyon, misyon, iş analizi ve iş profili çıkarılacak,eğitim , performans değerlendirme sistemi kurulacak, organizasyon yapısı geliştirilecek, değişim desteklenecek , yönetim , insan kaynakları, pazarlama , organizasyon, sistemler  stratejisi belirlenecektir. Kurumsal Koçluk sonuçları niteliksel ve niceliksel ölçülebilen , firmalara kazandıran güçlü bir sistemdir. Yol boyunca da güçlü eğitimlerle desteklenilmesi halinde büyüyen , kar eden , kazanan bir firma haline gelmek kaçınılmaz bir sonuç olacaktır.

Özlem Aktaş – Yönetici Koçu ve Kurumsal Koç

(224)2434314

Online Eğitimlere kayıt için; www.plenahuman.com internet sitemizi ziyaret edebilirsiniz. Tüm online eğitimlerimize sitemizden ulaşabilirsiniz.

İşe Uygun Çalışanın Başarılı Şirket Olma Yolundaki Önemi – Özlem Aktaş , Kurumsal Koç

Şub 9, 2015   //   by admin   //   Eğitimler, Kişisel Gelişim, Liderlik, Makaleler, Yöneticilik  //  No Comments
İşe Uygun Çalışanın Başarılı Şirket Olma Yolundaki Önemi - Özlem Aktaş,Kurumsal Koç

Her şirketin ana konusu iştir ve neyi niçin yaptığı ve kimlerin yaptığı aldığı sonuçları etkileyecek faktördür. Kişiye göre iş yaratma çabası çoğu küçük ölçekli firmaların temel sorunları olup artık şirketi zor duruma düşüren bir etken olmaktadır. Tanıdık çevreden eleman bulmak şirketlerin temel işgören  bulma yöntemi olmakla beraber bazen firmayı zor durumda bırakabilmektedir. Şirketin işin gereklerini tespit edip, o işin gerektirdiği yetenek ve beceriyi tanımlayıp , beklenen becerileri kullanabilecek bir eleman bulmak şirketin geleceği için daha kritik önem taşımaktadır. İşin nitelikleri net  tanımlanmayan görevlere yerleştirilen çalışan zaman içinde kendisinden beklenenin ne olduğunu anlayamadığı  için günü kurtarmaya yönelik çalışacaktır. Bu da şirket için en önemli kaynak olan işgücü kaynağının verimiz kullanılmasına sebep olarak , mutsuz çalışan ve verimsiz iş sonuçlarına sebep olacaktır. Artık piyasadaki rekabet şartları , çok fazla üniversite mezunu gençlerin varlığı iş dünyasının verimli düzeyde yönetilmesini gerekli kılmaktadır. Özellikle de en önemli kaynak olan insan gücünün  tatmini ve verimliliği önemlidir. Tatmin çalışanlardan oluşan bir şirket haline gelmenin ilk koşulu işletmede hangi iş ve görev tanımına ihtiyaç duyulduğunu tespit edip , görev tanımının net bir şekilde tanımlanmasıdır. Tanımlanan görev, iş  tanımını gerçekleştirecek iş gücünün hangi özellikleri taşıması gerektiğine karar verip o yönde eleman alımına gidilmesi gerektiğidir. Ne  beklediğine, ihtiyaçlarını karşılayacak iş tanımını gereçekleştirebilecek  elemanı almak isteyen firma burada tanıdık zihniyetinden çok iş yapabilirlilik özelliklerini dikkate alarak işe uygun eleman seçimine özen göstermesi gelecekte memnun çalışanlar için önemli bir koşuldur.   İşe alınmasına karar verilen çalışana iş gereklerinin iyi açıklanması diğer önemli bir koşuldur. Detaylar, işin gereklilikleri ve yapılması beklenenler ve şirketin amacının ve vizyonunun kişiye iyi açıklanarak ,  kişiye şirketin parçası haline getirecek biz duygusunun oluşturulması aidiyet duygusunu yaratacaktır. Kendini bir yere ait hisseden kişi , gelecekle ilgili uyumlu vizyona sahipse kendisini şirketin geleceğinde görebiliyorsa daha tutkuyla  işin gereklerini  yerine getirecektir. İşinin sürekli büyümesini arzulayan  bir işletme , hangi görev ve iş tanımlarına ve bu iş tanımlarını yönetecek nasıl bir iş gücüne ihtiyaç duyduğunu sürekli sorgulamalıdır. Kendini yenilemeyen bir işletme geride kalmaya mahkumdur. Öncelik ise bir şirket için ana kaynak olan işgücünün iyi yönetimi ve doğru istihdamın sağlanması becerisidir. Çalışanlar bir şirketin ilerlemesi ve gerilemesine de sebep olabilir . Bunu bilerek çalışanına yatırım yapan ,ihtiyaçlarını anlayan , gelişmesine önem veren , bunun için çalışanının kişisel gelişimine sürekli katkı sağlayacak eğitim ve gelişim programlarına önem veren şirketler güçlü motivasyonla çalışan işgücü ile rakipleri arasında fark yaratabilecektir. Çalışanının gelişimi , beklentisini dikkate alan işletmeler  hastalık izninlerinin azaldığını , çalışanların daha motive çalıştıklarını gözlemleyebileceklerdir ve ne iş yaptığını bilerek ve yeteneklerine uygun işlerde çalışan mutlu çalışanlar , mutlu, istikrarlı  büyüyen , başarılı işletmeler yaratacaktır.

Özlem Aktaş , Kurumsal Koç

(224)2434314

Online Eğitimlere kayıt için; www.plenahuman.com internet sitemizi ziyaret edebilirsiniz. Tüm online eğitimlerimize sitemizden ulaşabilirsiniz.

Kilo Vermek İçin Duygusal Açlığa Son Verin..-İnci Aktaş

Şub 5, 2015   //   by inciaktas   //   Kişisel Gelişim  //  No Comments

‘Kendime hakim olamıyorum.’ ‘Stresten yiyorum’. ‘Depresyondayım.’ ‘Benimki duygusal açlık.’

Her gün kaç kişiden duyuyorsunuz bu cümleleri? Çoğumuz yeme probleminin midesiyle ilgili
olmadığını anlamış durumda. Artık duygularımız konuşuluyor. Içimizdeki sevgi, ilgi açlığı ya da
duygusal yüklerimiz belki de depresyonumuz, hayatımızdaki stres..yaşadığımız her neyse bir
şekilde çok yemekten kendimizi alıkoyamıyoruz.

Öncelikle şunu bilmeliyiz. Tüm duygular iyidir. Tüm o sıkıntılı duygularının bir nedeni vardır.
Duygularımız bize bir şeyler anlatmaya çalışırlar böylece kendimize yardım edebiliriz. Duygularımız
arabanın gösterge tablosundaki işaret ve ışıklara benzerler. Arabadaki bu gösterge ve ışıkların
orada bulunmalarının bir nedeni vardır. Arabanın düzgün çalışması için neler yapmamız gerektiğini
bize gösterirler, böylece uzun süre güvenilir bir şekilde aracımız çalışır.

Aynı geçerlilik sizin ve bedeniniz içinde söz konusudur. Duygular kendinize en iyi nasıl
bakabileceğinizi size söylemeye çalışırlar.

Eğer bir arabaya da bedeninize bakar gibi bakarsanız arabanız bir süre sonra teklemeye
başlayacaktır. Aynen şimdi sizin içinde bulunduğunuz tekleme gibi.

Arabanızın yağ lambası yanıyorsa benzin koymaya kalkmazsınız, hele daha benzin deposu dolu
gözüküyorsa. Oysa bedenimize yaptığımız tam olarak budur.

Bugüne kadar hissettiğimiz tüm duygular; sıkıntı, ümitsizlik, endişe, depresyon ya da benzeri kötü
duygular bize bir şeyler anlatmaya çalışıyordu. Oysa biz onları anlamaya çalışmadık belki de
anlayamadık. Onları yemek yiyerek doyurmaya ya da susturmaya çalıştık.
Eğer bugüne kadar duygularınızı yemeklerle doyurmaya kalktıysanız, bunun işe yaramadığını
görmüşsünüzdür. Anlık zevkleriniz asla sorunu çözmedi. Üstünü örttüğünüz her an bir sonraki
öğünde daha çok yediniz. Belki de kendinizden intikam alırcasına.
Arabanın yağ göstergesi yanmaya devam ettiği zaman, sürücü arabanın yağ durumunu kontrol
etmesi gerektiğini bilir. Eğer ısı lambası yanarsa, sürücünün radyatördeki su miktarını kontrol
etmesi gerekir. Sileceklerin su lambası yandığı zaman, sürücü daha fazla su koymak gerektiğini
bilir. Bu ışıklar yararlıdır. Dikkat gerektirirler. Bu durumlarda arabaya daha fazla benzin koymanın
hiçbir yararı olmaz.

Endişe, korku, kızgınlık veya depresyon. Hepsi size bir şey anlatmaya çalışıyor. Bu anlamda
hayatınızdaki en büyük sıçrama yardım almak olacaktır. Yardım alın. Yardım aldığınız kişi bir
yaşam koçu olabilir, bir psikolojik danışman olabilir ya da bir kişisel gelişim eğitimine katılabilirsiniz.
Asıl mesele; kilo vermek, kilo kontrolü ya da kilonuzu korumak değildir, zayıflamak değildir. Asıl
mesele duygularınızı yönetmektir, altında yatan nedenleri çözebilmektir. O zaman yemek yemek
sizin için sadece bir ihtiyaç olacaktır.
Sevgiyle…
İnci AKTAŞ
Profesyonel Yaşam Koçu & NLP Uzmanı

(224)2434314

Online Eğitimlere kayıt için; www.plenahuman.com internet sitemizi ziyaret edebilirsiniz. Tüm online eğitimlerimize sitemizden ulaşabilirsiniz.

Ara

Kategoriler