Browsing articles tagged with " aile terapisti"

Kendim Olma Cesareti

Oca 23, 2025   //   by admin   //   Makaleler  //  No Comments

Kendim olma konusunda acı çekiyorum, boşluktayım, birbirine çok benzeyen bedenler ve ruhlar beni yoruyor. Neredeyse tepkileri davranışları fiziksel görünüşleri tıpatıp benzerlik göstermeye başlayan insanlardan artık yoruldum diyen bir danışanım sıkıntı ile anlatırken, otantik olmak istiyorum, kendimi tanımak, kendim olmak istiyorum diye haykırıyordu. Kendi olma arayışı bu dünyada zor bir yolculuktur. Çünkü bu dünya bu sistem bize diğerleri ile aynı olmaya aynı düşünmeye aynı şeyleri yapmaya fazlasıyla zorlar, farklı olduğumuzda farklı etiketlerle yargılanır hatta bazen cezalandırılırız. Her şeyden önce biz kendi düşüncelerimizi yargılamadan kendi duygularımızı yargılamadan gözlemliyor muyuz ? Duygularımı, düşüncelerimi yargısızca gözlemlemek sorumluluk almayı gerektirir. Erkek bir Danışanımın ağlayamam, ağlamak erkeklere göre bir şey değil dediğinde kendi acı ve üzüntüsünü yargılıyor anlamına gelir. Çünkü çok zordur bir erkeğin ağlaması, bu toplumda hemen kılıbık ve kadın gibi olmakla suçlanır . Halbuki kadın gibi olmak bu evrende varoluşsal olarak olunabilecek en özel şeyden biridir. Duyguları yaşamamanın bedeli , inkar etmenin görmezden gelmenin bedeli çok ağırdır, kendimizden uzaklaşmak kendimizi inkar etmek , bir başkası gibi olmaya çalışmak ve sonuç, kendine yabancılaşma , hüzün ve derin depresyon . Otantik bir insan olmak, kendin olmak nedir peki? bunun gerçek cevabı bütün koşullanmalardan sıyrılarak, kendime ait olmayan düşünceleri fark ederek işe başlayarak olur, gerçekten içimi kemiren bu düşünceleri yargıları kim diyor, bunlar kime ait ? Herkes gibi olmama herkes gibi düşünmeme , Herkesin yaptığı meslekleri yapmamı isteyen kişilere tepki vermeyi , bunlar bana ait değil, diyebilmeyi başarmak ve bambaşka biri olmak istiyorum diyen bir Danışanım. Artık yeter Hep başkalarının istediği bir hayatı yaşadım, başkalarının istediği tepkileri verdim, çok kazandıracak denilen mesleği seçtim ama nihayetinde kendimi kaybettim diyor ve tekrar kendini bulma yolculuğunda psikoterapi desteği almaya karar verdiğinde ona şunu söyledim; psikoterapi yeniden doğuştur ve sancılıdır. Hazır mısın? Bu sancıyı psikoterapi alarak yaşamaya? Eğer yeterince değişmek için cesaretin varsa adım atabilirsin ya da maskeler takarak olmadığın kişi olarak varoluş sancıları ve depresyonla yoluna devam edebilirsin ” dönüşüm bir adım ve kararla başlar ve zaman gereken bir yoldur değişim. Yeter ki isteyelim.


Psikoterapist ve Aile Terapisti Özlem Aktaş

Kaybetmekten en çok korktuğumuz şey?

Oca 7, 2025   //   by admin   //   Makaleler  //  No Comments

Kaybetmekten en çok korktuğumuz şey aslında tam olarak nedir? Ve kaybetmekten en çok korktuğumuz şey bilinçaltı nedenlerle karşımıza sürekli çıkar bizi yüzleşmek zorunda bırakır. Yüzleştiğimiz durumun bizi degistirmesi endişesi vardır. İnsanın kendini değiştirmesinin altındaki en büyük engel korkularıdır. Örneğin ilişkimizdeki sorunla Yüzleşmek aynı zamanda kaybetme korkusunu tetikler , çünkü aslında ilişki bize göre değildir ama bunu kabul ettiğimiz anda boşanma ayrılma gerçeği ile yuzleşiveririz. Sonrasında Bir bu korku ile bir anda kendimizi kandırmaya başlarız, aslında o kadar da sorun yoktur . Sırf kaybetme ilişkiyi bitirebilme cesareti ile yüzlesmemek için en derin korkumuz belki yalnızlık korkumuzla yüzleşmeyi erteleriz. Ne kadar duygulardan kaçıp erteledikçe yaşanmamış hayatlar , bastırılmış duygular ve kendine kızgınlıkla geçirilmiş bir hayat ile devam etmeyi seçeriz. Aslında gerçekten kaybetmekten korktuğumuz şey sorunlu giden bir ilişki mi, yoksa bir statü kaybı sonucu oluşacak bir yalnızlık mı, kendimizle cesurca yüzleşmeden doğru cevapları bulmak imkansız, yüzleşmek de bir cesaret gerektirir ve terapi de bu cesurca kararı alabilmektir. Kararlarınızı altındaki gerçek duygu , inanç ve manayı fark etmektir. Ne istediğimizi anlamaktır, kendimizi tanımaktır. Psikoterapi yeniden doğmaktir. Yüzleşmek cesareti gösterip, küllerimizden yeniden doğmaktır.

Özlem Aktaş

Psikoterapist, Aile Danışmanı ve Terapisti

İlişkide ki Döngüler ve Mutsuzluk- Özlem Aktaş

Oca 5, 2025   //   by admin   //   Makaleler  //  No Comments

Hep aynı döngüler, hep aynı sonuçlar, hep aynı acılar ve seçimler, neden değişmiyor kaderim bir türlü? Neyi başaramıyorum , neden sürekli mutsuzum diye haykırıyor Danışanım , O da bir çokları gibi yazgısının dışına bir türlü cıkamayanlardan , elimden geleni yapıyorum, olumlamalar, kitap okumalar, kendimi geliştirip sürekli yeniliyorum ama yine aynı sonuçları yaratacak, yanlış ilişkilerde buluyorum kendimi diyor acı içinde ki Danışanım , artık mutlu olmak, hep tekrarlayan mutsuz hayatımdan çıkmak ve gerçekten hak ettiğim aşkı yaşamak istiyorum diyor. Peki gerçekten neyi hak ettiğini biliyor musun sorusuna ise klişe cevaplar, Oysa ki iç dünyasında neden sürekli benzer acıları yaşatacak insanları hayatına aldığından bihaber. Bu seçimlerin gecmisteki aile döngüleri içinde çözümlenmemis konuların içinde gizli olduğunun farkında değil. Neleri kendisinin sanıp, yazgısı yapıp kendini kurban yaptığının farkında değil, kurban olmaktan çıkmak ve yazgını değiştirmeye hazır mısın sorusuna her ne kadar evet dense de bu süreç, zorlu ve farkındalıkla dolu bir terapi sürecidir. İçinde ki yara ile yüzleşme ve hep tekrarlaryan ilişki döngülerinden psikoterapi ile çıkmak elbette mümkün. Sadece kurban psikolojisi ile kolayı seçmeye devam mı etmek yoksa mücadele gerektiren kendini tanıma yolculuğunu mu seçmek, karar süreci bir adımla başlar ve gayretle devam eder ta ki yazgıyı değiştirme sorumluluğunu alıncaya kadar.

Özlem Aktaş

Psikoterapist, Aile ve İlişki terapisti

EVLİLİK VE İLİŞKİ TERAPİSİ-Özlem Aktaş

Evlilik, kişilerin ikinci doğumudur. Kadın ve erkek birlikte yaşamaya söz vererek yaşamlarını birleştirirler. Evliliğin sınırları doğru konulduğunda Biz olmayı başarmak mümkün olur. Evliliklerin yarısı neredeyse boşanma ile sonuçlanmasına rağmen insanlar hala evlenmeyi istemektedir. Mutlu olan kısımda olmayı dileyerek bu yolculukta umutla yola çıkarlar. Bu yolculukta güzel doyumlu bir sonuç alabilmek için bedeller de ödemek gerekir.

 Sağlıklı ve mutlu bir evlilik nasıl olur? Evlenmeye karar vermek, Evlilik sorunları ile sağlıklı bir şekilde başa çıkabilmek, Sadakatsizliği aşabilmek, Aldatma nedir ve önlemenin yolları,  Sağlıklı boşanma ve bitmek zorunda mı, keşkesi en az olan doğru kararı verebilmek,  karar verebilmek,Evlilikte aşkı ve tutkuyu canlı tutabilmek,İlişki ve evlilik terapisi,,Evlilikteki sorunları aşma,Mutlu bir evlilik nasıl sağlanır,Umut ve temasın önemi, Negatif döngülerle başa çıkma , Bilişsel hataların yeniden yapılandırılması,Çözüm odaklı olma, Geçmiş aile öykülerini dönüştürme, Cinsel sorunlarla başa çıkma, Psikoeğitim gibi konular aile danışmanlığı ve aile terapisinin temel konularıdır.
Tüm bu konularla ilgili sıkıntılar , aile danışmanlığı ve terapisinin içinde çözümlenebilir ve sağlıklı ilişki ve evlilikler kurulabilir. İki tarafında bu süreçte istek ve çabası ile dönüştürücü ve çözüm odaklı yaklaşımlarla daha mutlu evlilikler yada herkes için daha iyi çözümlerin bulunacağı adımlar atılır. Plena Human bünyesinde verilen aile, çift ve evlilik danışmanlığı ve  psikoterapi uygulamaları Bursa ve İstanbul ofislerimizde ve aynı zamanda online terapiler şeklinde de  devam etmektedir.

Özlem AKTAŞ

Aile danışamanı, terapisti ve psikoterapist
Bursa iletişim, 02242434314

İstanbul İletişim 05335179512 

Empati Neden Önemli?-Özlem Aktaş

Empati Neden Önemli?

Dünyadaki en zor şey, bir insanı gerçekten anlayabildiğini hissettirebilmektir. Bir kızılderili atasözü, bir insanı anlamak istiyorsan, gökte üç ay eskiyene kadar onun ayakkabılarıyla dolaşmalısın der, bu da empatinin yani kendini karşıdakinin yerine koyarak kişinin duygularını derinlemesine anlayabilmenin ne kadar büyük bir çaba gerektirdiğini gösterir. Empati, seninle birlikte hissediyorum ve seni anlıyorum demektir, senin yerine hissediyorum demek olan sempatiden farklıdır. Empati; kişinin karşısındaki insanı yargılamadan, ne hissetmiş olabileceğini, ne düşündüğünü, kendi kimliğinden geçici olarak sıyrılarak anlayabilmesidir. Anlaşıldığını hisseden insan, kendisine, karşıdaki insana ve içinde bulunduğu sürece farklı gözle bakabilmenin bir yolunu bulur. Karşımızdakini yargılama en kolayıdır. Oysa ki koşulsuz bir sevgi ve kabulu de içeren empati çok ustalık gerektiren etkili bir iletişim yoludur. İyi bir yaşam, iyi bir ilişki hedefi olan kişiler empatik tutumu öğrenmeye hevesli olup, karşıdakinin yaşantısını gerçekten anlamaya niyet etmekle başlayabilirler. Bunu da ancak içinde bulunulan süreçte sadece an da tüm dikkati karşımızdaki kişiye verirken, yargı ve kendi gerçekliğimizi dışarda bırakarak başarabiliriz. Bu sanıldığı kadar kolay bir beceri olmasa da öğrenilebilir. Başkalarının dünyasına saygı içeren bakış açısı insanlar arasında ruhları dönüştürücü bir etki yapar. Empati becerisini geliştirmek için ne yapabiliriz? Öncelikle yavaşlamak ve karşıdakinin etkisine hemen tepki verip değerlendirme de ve yargıda bulunmamak, soru sorma alışkanlığı ile düşüncenin söylenenin ne anlama gelebileceğini araştırıp merak etmek, kendi hayatımızı düşünce, duygu, ihtiyaç ve davranışlarımızı anlamaya çalışmak, sınır ve kurallarımızı belirleyebilmek ve geçmişimizi yargılamayı bırakıp dersler alıp hayatı akışına bırakabilmek ile mümkün olabilir. Sonrada bu beceriyi diğer insanlarla iletişimimizde bol bol deneyimleme fırsatını yaratarak empati becerisini kazanmayı başarabiliriz. Özmerhamet, anlayış, empati,sağlıklı iletişim ve huzurla geçecek bir yaşam ancak buna niyet edip eyleme geçmekle mümkün olur, sevgiler. 

Özlem AKTAŞ

Aile Terapisti, Psikoterapist, Bireysel Danışman ve Koç

02242434314

İstanbul Ofis ; 05335179512

Online Eğitimlere kayıt için; www.plenahuman.com internet sitemizi ziyaret edebilirsiniz. Tüm online eğitimlerimize sitemizden ulaşabilirsiniz.

EVLİLİK NEDİR? NE DEĞİLDİR?- Özlem Aktaş

Evlilik nedir? Ne değildir?
Dünyada yapılan araştırmalarda evliliklerin yarısı boşanma ile bitiyor ama insanlar buna rağmen hala evlenmeyi tercih ediyorlar. Çünkü insanlar yalnız başlarına oldukları mutluluk anını biriyle evlendiklerinde daha da fazla arttıracaklarına inanıyorlar. Evlilik için de biz olmayı başardığımız, sınırlarının belli olduğu, birlikte yaşama konusunda anlaşmaya vardığımız bir anlaşmadır. Evlilik kendi içinde toplumsal kuralları barındıran, aynı zamanda da her iki tarafında ortaya bazı fedakarlıklar koyması ve bedelli ödemesi gereken bir kurumdur. İnsanoğlu , yasadığı ilişki sorunlarına, boşanmalara, aldatmalara, acılara rağmen neden hala evlenmeyi seçiyor? Mutlu olma umudu, sevme sevilme, iyi gün de kötü gün de yanında varlığından mutlu olduğun bir insanın düşüncesine evet diyoruz. Mutlu bir evlilik nedir sorusuna verilecek en temel cevaplar; Öncelikle güven ve sadakat duygusunun sağlanması ve korunması, sevgi ve merhamettin varlığı , evlilik ve hayat içinde pozitife odaklanacak bakış açısı, sağlıklı kurulan iletişim şekli, beğenilme, onaylanma, hayranlık, arzu, sevgi ve şehvetin beraber varlığıdır. Bu unsurlardaki eksiklikler, her iki tarafın sorumluluğunda olan bu duyguların yaratılmaması,  mutlu evlilikten uzaklaşmamıza sebep olurken , bu duyguları açığa çıkaracak eylemler mutlu bir beraberliği oluşturup sağlamlaştırır. Önemli olan bunu ne kadar yapmayı istediğimiz bu yolun engebeli iniş çıkışlı ve asla kendiliğinden olmadığını bilmek ve mutlaka bir gayretle sevgi ve evliliğin yaratılabileceğini bilmektir.

Özlem Aktaş

Aile Danışmanı, Psşkoterapist, Bireysel Danışman ve Koç, Eğitmen

02242434314

İstanbul ofis ;05335179512

İstanbul ve Bursa Ofislerimizde hizmet vermekteyiz.

Eğitime kayıt için; www.plenahuman.com internet sitemizi ziyaret edebilirsiniz. Tüm online eğitimlerimize sitemizden ulaşabilirsiniz.

Evlilik ile ilgili bilinçaltı telkinlerimiz neler? – Özlem Aktaş

Evlilik ile ilgili bilinçaltı telkinlerimiz neler?

Evlilik birlikte yaşama halidir, sosyal ve hukuksal olarak tanımlanmış yasal bir anlaşmadır. Devlet yetkililerin karşısında atılan imzalar vardır. Evlilik biyolojik yada fiziksel bir gerçeklik değildir. Ama evliliğin içinde görünmeyen yazılmayan anlaşmalar vardır. Ve bu anlaşmalar bir şekilde Yüzyıllardır bilinçaltımıza hipnotik telkinler olarak işlemiştir.
Evlilikle ilgili bilinçaltımızdaki en temel inancımız , evlilik yaşım geçiyor biran önce evlenmeliyim yoksa evde kalacağım, yaşım geçerse kimse benimle  evlenmeyecek kaygıları en temel inancın çıktılarıdır. Çoluk çocuğa karışmam gerek eğer evlenmezsem toplumda kabul görmeyeceğimiz gibi çarpıtılmış düşünce yapısına sahibizdir. İlişkisinin içinde evlenmediği icin huzursuz hisseden insan bilinçaltında bir telkinin etkisi altındadır. Çünkü hisler, özellikle olumsuz hisler bir inanç ile ilgilidir , bu sebeple kişi bu noktada kendini sorgulayabilmeli , bu hissin ne ile ilişkili olduğunu, neden kendini kötü hissettiğini bilinçaltında nasıl bir telkinin etkisi olduğunu anlayabilmelidir. Yoksa sadece nedenini açıklayamadığı bu hisler yüzünden tepkilerde bulunacak çoğunlukla da bu tepkiler bilinçli tepkilerden ziyade , Geçmişte bilinçdışımıza kayıt olmuş telkinlerle ilişkili olacaktır. Kisi evlenmeyi kendi isteği mi, yoksa toplumun yüklediği bir zorunluluk nedeniyle mi istemektedir? Anlayabilmesinin yolu kendini, düşüncelerini, hislerini sorgulayabilme cesareti göstererek bulabilir ya da bu konuda bilinçaltında ne gibi bir telkine sahip olduğunu anlamak için hipnoterapi psikoterapi Danışmanlık gibi destekler alabilir.  sadece hipnotik bilinçaltımıza toplum tarafından yerleşmiş telkinlerin sonucu kararlar verdiğimizde ilerleyen zamanlarda her şey istediğiniz gibi görünmesine rağmen neden mutsuz ve huzursuz olduğunuzu anlayamayabilirsiniz. Yaşam, bu hipnotik telkinlerin etkisinden özgürleştiğimizde ancak bizim yaşamımız olur. Gerçek tatmin bilinçdışımızdaki hipnozlardan kurtulduğumuzda mümkündür.   

Özlem Aktaş

Aile Terapisti, Hipnoterapist, Psikoterapist, Bireysel Danışman ve Koç

İstanbul ve Bursa Ofislerimizde hizmet vermekteyiz.

02242434314

İstanbul ofis; 05335179512

Online eğitimler ve online seanslar hakkında bilgi almak için internet sitelerimizi ziyaret edebilirsiniz.

www.akademiplena.com

www.plenahuman.com

Evlilik Korkusu

Ara 12, 2019   //   by admin   //   Makaleler  //  No Comments

Evlilik korkusu, günümüzde özellikle belli bir statü ve yaştaki insanların yaşadığı bir duygu diyebiliriz. Peki bu Korku nasıl yenilir? Öncelikle kişinin kendisine ve başkalarına karşı Güven geliştirilmesi , evlilik hakkındaki yargılarını doğru bir çerçeveye oturtması önemlidir. Gerçekten ne istediğini bilmek tüm belirsizlikleri ortadan kaldırmak Ve evlilikten ne beklediğimizi net bir şekilde ortaya koymak önemlidir. Anlamsız ve sıradışı beklentiler mutsuzluğun en önemli nedenidir Oysa ki insanlar gerçekten mutluluğun peşinde olsalar illaki bir yol bulurlar. Her kaygı ve korku da olduğu gibi Öncelikle bize bu duyguları hissettiren şeyin ne olduğunu fark etmek gerekir, geçmiş deneyimlerimiz, Çevremizdeki insanlardan edindiğimiz telkinler, toplumun bu konudaki yargıları, bunların her biri bilinçaltımızda önemli yer tutar ,öyleyse kendini bilmek ve tanımak bu tarz duygularla başa çıkabilmenin ilk yoludur diyebiliriz. Çıkış yolu bulunamadığınız noktalarda ise Koçluk, terapi, psikolojik danışmanlık gibi uzmanlık alanlarından yararlanılabilir. #plenahuman #kişiselgelişim #koçluk #ailekoçluğu #ilişkiler #psikolojikdanışmanlık #evlilik #evlilikterapisi #evlililikkorkusu

Psikoterapist, Aile Danışmanı, İlişki Terapisti ve Danışman Özlem Akta

İstanbul ve Bursa da Yüzyüze seanslar ve tüm dünyada  online seanslar için ise, 02242434314 ve 05335179512  nolu telefondan bize ulaşabilirsiniz.

Evlenince Sevgiye Ne Oluyor? – Aile Terapisti ve Aile Danışmanı Özlem Aktaş

Nis 17, 2011   //   by admin   //   İlişkiler, Kişisel Gelişim, Makaleler  //  No Comments

Evlenince Sevgiye Ne Oluyor ?

Evlenince sevgiye ne oluyor? Gerçekten bitiyor mu? İnsanların kafasını karıştıran bir konu bu. Evlenmeden önce ölümsüz sandığımız sevgimize, aşkımıza neler oluyor? İş hayatlarımızda inanılmaz başarılara imza atsak da, arkadaş ilişkilerimizde başarılı olsak da evliliklerimizde bu başarıyı sürdüremeyebiliyoruz nedense. Flört döneminde o ayaklarımızı yerden kesen aşka ne oluyor? Uçup gidiyor mu ? Hayallerimiz, umutlarımız, büyük heyecanla kurulan birlikteliklere neler oluyor? Kimileri sevgilerini aşklarını canlı tutmayı başarırken diğerleri neden başaramıyor? Boşanma oranlarının bu kadar yüksek olduğu ülkemizde de bu sorular birçok insan tarafından soruluyor. Birbirimizi birbirimizin gözlerinden göremiyor muyuz yoksa? Herkes bir yerlerde bunun cevabını arıyor.

Evliliklerde sevgiyi koruyabilmek çok önemlidir. Televizyon radyo programları ve birçok dergide evliliğin nasıl canlı tutulacağından bahsedilir. Bu konu ile ilgili bir sürü kitap yazılıyor. Peki, öyleyse evlendikten sonra sevgilerini korumayı başaran kişi sayısı neden bu kadar az? Birtakım şeyleri değiştirmeye çalışıp sonra eski hallerine dönüp her zamanki gibi yaşamaya devam etmelerinin sebebi nedir? Sebep insanlarının sevgi dillerinin farklı oluşudur. Herkes sevgisini farklı şekilde göstermeyi sever. Eğer sağlıklı bir evlilik ve ilişki kurulması isteniyorsa  eşler arasında ortak sevgi dili oluşturulması şarttır ve bu sevgi dilinin iki taraf açısında anlaşılması ve ona göre davranılması ilişkiyi canlı tutacaktır.

Eğer sevgi iletişiminde etkili olmak istiyorsak, öncelikle eşimizin baskın sevgi dilini keşfetmek ve öğrenmek zorundayız. Bu ne demek; eğer ki eşine iltifat eden bir erkek sevgisini karısına sık sık iltifat etmekle gösteriyor ancak karısı bundan anlamıyorsa ve yeterli gelmiyorsa karısının sevgi dili farklı olabilir. Sevginin davranışlarla gösterilmesini istiyor olabilir. Sevgiyi, sıcaklığı, yakınlığı hissetmek istiyor olabilir. Kadın ve erkek genelde aynı sevgi dilini konuşmazlar yani sevgilerini aynı şekilde ifade etmezler. Aynı şekilde ifade edebilenler de zaten mutlu bir beraberliği yaşıyor olanlardır.  Kendi baskın sevgi dilimiz ile konuşur ve bunu eşimizin anlamasını bekleriz. Anlamadığında, anlaşılmadığımızı düşünerek hayal kırıklığına uğrarız. Çünkü sonuç olarak eşimizin anlamadığı bir dilde konuşuyoruzdur. Eşimizin ve kendimizin baskın sevgi dilini anladığımızda uzun ömürlü ve sevgi dolu bir evliliğe sahip olabileceğiz demektir. Bunun için değer değil mi? Eşimiz için mutluluğumuz için sevgiyi gösterme şeklimizi anlayarak ve bunun  için çabalayarak ortak sevgi dillerimizi bularak mutluluğu yakalayabiliriz. Biraz karşı tarafı anlama isteği bu kadar basit. Bu hareketiyle gerçekten ne demek istiyor? Beni kırmak istedi mi gerçekten? Farklı yargılar çıkarmadan önce sadece  sevdiğimiz insana dikkat etmek, gerçekten ne beklediğini, ne anlatmak istediğini anlamaya çalışmak, onun programına saygı duymak, sevdiğimizin sevgiyi ifade ediş şeklini anlayıp saygı duymak ve onu anlayarak o yönde ilgili davranmak . Belki eşiniz sadece birkaç sevgi sözcüğü duyduğunda sevildiğinden emin olacak ya da belki ona bir sıcak gülümsemeniz ya da dokunmanız sevgiyi hissetmesini sağlayacak, ya da onu güzel bir yemeğe götürmeniz sizin sevginizi gösterdiğinizi anlayacak. Sadece biraz daha özen ve fark etmek. Hepimiz biraz fark edilmek ve anlaşılmak istiyoruz. Sevdiğimizi biraz olsun fark etmek, gerçekten O’ nu görmek, ne istediğini anlamak için çaba göstermek, ilişkimizi çok daha doyumlu noktalara taşıyacaktır.  Nice  sevgi dolu ilişkilere….

Sevgilerimle

Aile Danışmanı ve İlişki Terapisti

Özlem Aktaş

Online Eğitimlere kayıt için; www.plenahuman.com internet sitemizi ziyaret edebilirsiniz. Tüm online eğitimlerimize sitemizden ulaşabilirsiniz.

Ara

Kategoriler